RIDVAN KANDAĞ / OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı

“Bölgemiz ‘Yeni Normal’i Kendi İçinde Oturtmaya Çalıştığı Bir Döneme Girdi.”

Yıllık 1,5 milyar dolarlık ihracatıyla, hazır giyimde Türkiye ihracatının yüzde 7’sini, İstanbul ihracatın yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştiren önemli bir ticaret bölgesidir. Çin’de başlayan ve kısa sürede tüm dünyada insan sağlığını tehdit eden bir pandemiye dönüşen COVID-19 virüsünün küresel ticarete olan olumsuz etkisini ister istemez bizler de derinden hissettik ve tüm sektörlerin yaşadığı süreci bizler de yaşadık. Salgının önlenemez biçimde büyüyerek pandemi ilan edildiği mart ayı bizim iş hacmimizin önemli bölümünü oluşturan ilkbahar/Yaz koleksiyonlarının vitrinlere çıktığı döneme denk geldi. İlk etapta tedarik zincirinde yaşanan sorunlar, sevkiyat problemleri bir şekilde aşılarak siparişler yetiştirildi ve mevcut müşterilerle kısmen bir ilişki devam ettirildi.  Fakat uluslararası trafiğin durması ve uçuşların iptal edilmesi bizim gibi hem kumaş ve aksesuar gibi üretime giren ara mamullerin bir bölümünü ithal eden, hem de ürettiği malın büyük bölünü yurtdışına ihraç eden bir ticaret bölgesinin ana damarlarından birisinin kesilmesi anlamına geliyordu. Mağazaların kapanması ve yaz mevsimiyle birlikte salgın prosedürlerine uygun düzenlemeler yapılıp yeniden açılmasıyla bölgemiz ‘yeni normal’i kendi içinde oturtmaya çalıştığı bir sürece girdi. Pandemi etkisinin ihracat rakamlarına yansımasına baktığımızda, yılın ilk iki ayına göre Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında bölgemizden yapılan ihracatta ortalama yüzde 40’lık bir düşüş yaşanmıştır.

OTiAD olarak biz bu süreçte çalışanlarımızın sağlığını da düşünerek geliştirdiğimiz bir çalışma modeli ile hizmet vermeye devam ettik. Nisan ayında geniş katılımlı bir anket düzenleyerek, bölgemizde faaliyet gösteren firmaların pandemiden nasıl etkilendiğini anlamaya çalıştık. İstihdam, satış, üretim ve devlet destekleri başlıklarında topladığımız veriler ışığında daha detaylı bir ikinci bir anket yaparak bundan sonra ne yapmamız gerektiğinin cevaplarını aradık. 300 firmamızın katılımı ile gerçekleştirdiğimiz ikinci anketimizde, firmaların yüzde 73 gibi büyük bölümü e-ticaret ile ilgili eğitim alarak işlerini bu yönde geliştirmek ve özellikle yurtdışı e-ticaret pazarında olmak istediğini belirtti. Yine aynı şekilde yüzde 60’ı da online satışa odaklanmak üzere istihdam arayışı içinde olduklarını ilettiler. Gene aynı oranda firmalarının dijital pazarlama için istekli olduğu, ancak hali hazırda dijital pazarlamanın gerektirdiği online satış, web sitesi, e-katalog, sosyal medya gibi konularda yeterli hazırlığın yapılmamış olduğu ortaya çıkmıştır.

F. OKTAY DEMİR / Favore / OTİAD Yönetim Kurulu Üyesi

“Bu Yılı %50 Kayıpla Atlatacağımızı Düşünüyoruz.”

Pandemi ilk üçüncü ayın ortasında Türkiye’ye gelmesiyle birlikte direkt olarak biz de etkilendik. Mart ayının 20’sinden itibaren personelimize izin verdik. Nisan, Mayıs ve Haziran aylarını kapsayan bu süreçte üretimimizi tamamen durdurduk. Bizim satışımızın yüzde 95’i yurtdışı ağırlıklı olduğu için pandeminin etkisini çok daha keskin hissettik. Ocak ayından ağustos ayına kadarki sekiz aylık süreçte Türkiye’ye yolcu giriş istatistiğine bakıldığında kişi bazında yüzde 80 bir azalma olmuş. Haliyle bu ticarete de yansıdı. Kendi piyasamızın kapalı olması ve pandeminin dünyadaki etkisiyle beraber nisan ve mayıs aylarında bir önceki yılın aynı dönemindeki satış rakamlarına göre yaklaşık yüzde 90’lık bir düşüş yaşadık. Haziran ayı itibariyle satışlarda kısmi bir hareketlenme oldu. Bunun sebebi dünyadaki pandeminin biraz daha kontrol altına alınması ve abiye alımlarını ilgilendiren düğün, nikah gibi organizasyonların sınırlı da olsa yapılması diye düşünüyorum. Temmuz ayında biraz daha iyileşme oldu ama ağustos ayında tekrar düşüşe geçti. Bu süreçte biz mevcut müşterilerinin dışına çıkma şansımız pek olmadı sadece ‘online’ mecrada farklı müşterilere az da olsa bir satış gerçekleştirdik. Bu sene nikah ve düğünlerde enteresan bir biçimde abartılı gelinlikler değil de nikah elbisesi diyebileceğimiz, daha düşük bütçeli beyaz abiyelerin tercih edildiğini gözlemliyoruz. Biz bir önceki yılın satış rakamlarını baz alarak, pandemi sürecinin etkilediği 2020 yılını yüzde 50 kayıpla atlatacağımızı düşünüyoruz. Pandemiyle birlikte sanal fuarlar çok gündeme geldi. Şubat ayında gerçekleştirilecek Fashionist Osmanbey Sanal Fuarı ile birlikte ‘online’ pazarlamanın piyasalara etkisini görme şansını elde edeceğiz. Abiyede sezonu iki sezon olarak ele alırsak pandemi sürecinin 2021 yılının ilk dönemini de etkileyeceğini, 2021 yılının haziran ayından sonra işlerin rayına gireceğini düşünüyorum.

EDA ARPACI / Herr Widman /OTİAD Yönetim Kurulu Üyesi

“Sanal Fuarlara İhtiyaç var.”

Samanyolu Sokak yeni ismi ile Hrant Dink Sokak’ta erkek konfeksiyonuna yönelik ürünler satan firmalar bulunmakta; bu firmalar ağırlıklı olarak takım elbise, ceket, pantolon, dış giyim, gömlek, kravat ve aksesuar satışı yapmaktadır. Sokağımızın satışlarının büyük bir bölümü Orta Doğu ve Afrika ülkeleri ile Türki Cumhuriyetleri’ne yapılmaktadır.

Erkek giyim sektörü Covid 19 salgınından en çok etkilenen sektörlerden birisidir. İnsanların sokağa çıkamadığı, iş yerlerinin ‘online’ çalışmaya döndüğü ortamda giyim ihtiyacının azalması normaldir. Bir taraftan salgın önlemleri, diğer yandan talep olmaması nedeniyle firmaların büyük bir bölümü üretime ara verdi. Mart ayının son haftasından başlayarak nisan ve mayıs aylarında firmamızı tamamen kapattık. Haziran ayından itibaren işyerimizi açtık. Aynı şekilde sokağımızdaki firmaların büyük bir bölümü haziran ayında, kalanlar da temmuz ayından itibaren mağazalarını açtılar. Ancak çalıştığımız ülkelerin bazılarında örneğin Irak ‘da mağazaların çok uzun bir süredir kapalı olmasından, bazılarında mağazaların açık olmasına rağmen uluslararası uçuşların yapılamamasından dolayı satışlar oldukça düşük seyretti. Eylül ayıyla birlikte birçok ülkede mağazaların açılması ve uçuşların başlamasıyla satışların artacağını umut ediyorum. Bununla beraber hepimizin değişen ve dönüşen koşullara ayak uydurmak, ‘yeni normal’in şartlarını dikkate alarak çalışma şeklimizi gözden geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Özellikle pandemi ile birlikte tüm dünyanın gündeminde olan dijital devrime daha fazla vakit kaybetmeden ayak uydurmamız gerekiyor. Biz firma olarak bu süreçte dijital altyapımızı geliştirmek için çalışmalara başladık. Dijital odaklı oluşan bu yeni dönemde Osmanbey’deki meslektaşlarım gibi bizim de mevcut pazarlarımıza satış yapabilmek ve yeni pazarlara ulaşabilmek için sanal fuarlara ve sanal ticaret heyetlerine ihtiyacımız var. OTİAD’ın bu yöndeki çalışmalarının piyasanın bu beklentisini karşılayacağını umuyorum.  

İBRAHİM HAKKI ERDEM / Narmanlı Giyim / OTİAD Yönetim Kurulu Üyesi

“Buradan Çıkış Mümkün!”

Biz, pandemi başladığından bu yana yasal kısıtlamalar dışında sürekli işyerimizde olmaya çalıştık. Mesaimizi dolu dolu geçirmesek bile gelişmeleri buradan takip edip karşılaştığımız sıkıntılara burada çözüm bulmaya çalışarak sürece uyum sağlamaya çalıştık. Yaptığımız işi yeni şartlara göre daha kolay nasıl yapabiliriz, kendimizi nasıl daha doğru ifade ederiz sorusunun cevabını burada aradık. Bunun karşılığında gördük ki dijitalleşmeye ihtiyaç var. Belki konuya uzak değiliz, bir altyapımız var fakat hâkim olmak ve yönetmek için yeni bir kadroya ihtiyaç duyulduğunu hissettik. Bunu yapmak ve yapılandırmak oldukça zor. Tamamıyla masayı devirip yeniden bir dijitalleşme masası kurmak zorundasınız. Bu süreci de sabırla ve doğru bilgi ile yönetmek zorundasınız. Biz, bölgemizin sivil toplum kuruluşu olan OTİAD’ın içerisinde çatı kuruluşlarımızdan video konferanslar ve e-maillerle aldığımız bilgileri değerlendirip yeni bir yol haritası oluşturduk.

Osmanbey’e bakınca, satın almacılar, yani müşterilerine kavuşmamanın verdiği fiziksel eksiklik var ve bu eksiği kısa vadede gidermek zor. Bu bölge 90’lı yıllardan günümüze kadar geçen sürede, bizim randevulaşmadığımız fakat kendilerinin iş planını yaptığı müşterilerini ağırlıyordu. Bundan sonraki program nasıl gelişir, dijitalleşme ile birlikte nasıl bir düzen oturur ileride göreceğiz. TİM ve İHKİB’in bugünlerde çok ciddi manada dijital ortama hazırlık yapıyor. Bunların eğitimlerinin yapılacağını da biliyoruz. Bir tek şurada endişem var. Bölge insanı, geçen bu altı aylık süreçten dolayı atalete kapılmış veya fiziksel yetileri zayıflamış olabilir. Bunun da derneğimizin ve kurumların sokakla iletişim kurmasıyla aşılabileceğini düşünüyorum. Yeter ki dijital uygulamaları satın alacak, kullanacak firmalar direnç göstermeden bunu kabullesin. Gelinen noktada artık dünyada geleneksel olanın inkâr edilmeden, yeninin onun üzerine inşa edilemeyeceğini kabullenmemiz gerekiyor. Bizlerin dijitale göre yeniden yapılanmamız lazım. Bakın bir noktaya dikkat çekmek istiyorum: E-ticaret pandemiden önce de vardı, aynı şekilde telefon, sosyal medya, whatsapp kullanımı da vardı. Konumuz bu değil, biz bu sistemin içindeki pazara mal satacak yetiye sahip olup olmadığımızdır. Pandemiyle birlikte satışlarımız büyük oranda düştüyse biraz da bu yetiye sahip olmadığımız içindir. Şu anda zorunlu olarak bu yetileri kazanmaya çalışmanın adını yenilenme koyduk. Oysa, bu yıllar evvel başladı ama bizim önümüze pandemide geldi. Bugüne kadar bölge esnafı işlerini müşterilerle mutlu mesut döndürdüğü için bunlara hiç kapı açıp yatırım yapmadı. Bugün ise fiziksel olarak uçaklar inmeyince bölgenin tamamıyla dışarıya bağımlı olduğunun farkına varıldığı bir gündeyiz. Buradan çıkışın mümkün olduğunu söylemek gerekiyor. Dijital yatırımların bu bölge ile meç edilmesi, dijital sanal fuarların ve fiziksel fuarların daha verimli hale getirilerek işletmelerin kâr amaçlarından ziyade bölgenin ürünün tanıtılacağı bir platforma dönüştürülmesi gerektiğine inanıyorum. Bu bölgede bunu yapacak çok insan var. Yeter ki hepsinin fikirleri sağlıklı bir biçimde aynı masada konuşulur olsun. Bu bilgilerin çatı kuruluşlarına kadar ulaştırılmasının faydalı olacağını, bunun da OTİAD tarafından fevkalade iyi yapıldığına inanıyorum.

BERKİN BAKAN / Belpant

“Numune Göndermeye Başladık”

Tekstilde erkek pantolonu üretip Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Ürdün ve Irak’ın da aralarında olduğu ülkelere toptan ihraç ediyoruz. Bizim iç piyasa yok, tamamen yurtdışına odaklandığımız için de pandemi sürecinden ciddi anlamda etkilendik. Salgın başladığında İlkbahar/Yaz koleksiyonunu hazırlamış, yurtdışında müşterilerimize ilk ziyaretimizi gerçekleştirmiştik ama pandemi ilan edilince kimse gelmedi. Mevcut müşteriler ile Whatsapp üzerinden iletişim kurarak sezonu bitirdik. Şu an Sonbahar/Kış sezonuna başladık ama değişen pek bir şey yok. Bizim internet yapılanmamız yoktu, toptan satış yaptığımız için ihtiyaç da duymuyorduk. Fakat bundan sonra olacak gibi görünüyor. Müşteriye gidemeyince, onlara gönderdiğimiz fotoğraflar çok daha önemli hale geldi. Orada bir iyileştirme yaparak, çekilen fotoğrafların kalitesini artırdık. Bir de pandemi öncesinden farklı olarak bildiğimiz müşterilerimize numune göndermeye başladık. Bu maliyetli bir şey ama yapacak başka bir şey yok.  Şu an bir hareketlenme var ama sezonun çok gerisinde. Masrafları daha fazla kısamıyorsun, müşterinin de iştahı kaçtı. Sezonun yarı performansını yakalarsak bizin için iyi olur.

BÜNYAMİN GAFFAR / Black Prestije İşletme Müdürü

“Müşteri Dokunmak İstiyor”

Biz damatlık konusunda faaliyet gösteriyoruz. Ortadoğu ve Avrupa ülkelerini kapsayan çok geniş bir ihracat pazarımız var. Salgın başlamadan önce Amerika, Afrika ve Avustralya gibi yeni pazarlar gündemimizdeydi. Fakat pandemiyle birlikte tüm dünyada düğün organizasyonları büyük oranda iptal edildiği için satışlarımızı yüzde 5’e kadar geriledi. Bizim ürünlerimiz günlük giyim değil, hepsi özel ürünler. Dolayısı ile müşterilerimiz ürünü görmek, dokunmak istiyor. Bu da bize ‘online’ satış imkânı pek tanımıyor. Bu süreçte ancak, bizi tanıyan yaptığımız malın kalitesinden emin olan mevcut müşterilerimize Whatsapp üzerinden koleksiyon görselleri gönderip sipariş alabildik.

HALUK ÖZTÜRK / BDM Club Mağaza Sorumlusu

“Satışlarımız %95 Düştü”

Büyük beden abiye konusunda faaliyet gösteriyoruz. Bizim ağırlıklı olarak Ortadoğu ülkeleri olmak üzere Rusya, Kazakistan, Ukrayna gibi her ülkeden müşterimiz vardı. Salgınla birlikte satışlarımız yüzde 95 gibi büyük bir oranda etkilendi. Whatsapp üzerinden mevcut müşteriler ile iletişim kuruyoruz. Yaz başında ufak bir hareketlenme olmuştu, ağustos ayı ile birlikte o da düştü. Eskiden Osmanbey’de boş mağaza bulmak zordu. Şu an özellikle üst katlarda boşalan mağaza sayısı çok fazla. Bu durumumuzu fazlasıyla özetliyor.

LEVENT ÖZCAN / Cravatex

“Siparişe Dönük Çalışıyoruz”

Osmanbey’deki üç mağazamızda kendi markamız Cravatex ve lisansörü olduğumuz Cacharel ve Pierre Cardin markaları ile kravat ve kaşkol, mendil, kol düğmesi, şapka ve çorap gibi erkek aksesuarları konusunda iç ve dış piyasaya hizmet veriyoruz. Ayrıca, kimi erkek giyim markalarının koleksiyon tedarikçiliğini yapıyoruz. Tam yeni sezona girerken pandemi başladı ve herkes gibi biz de mağazalarımızı iki buçuk ay kapatarak işlerimizi uzaktan takip ettik. Pandemi çok ani gelişen ve beklenmedik bir şey olduğu için herkes hazırlıksızdı. Öncesinde de zaten bir durgunluk vardı. Pandemi olunca bir anda her şey otomatikman durdu. Sektör içindeki herkes gibi biz de kendimize göre birtakım tedbirlerle bunu aşmaya çalıştık. Biz online satış yapmıyoruz. Şu an olabildiğince ihtiyacı olan müşteriye sosyal medya ve whatsapp gibi iletişim kanalları kullanarak cevap vermeye çalışıyoruz. Modelleri resimleyerek gönderiyoruz. Kargolar da çok seri çalışmadığından ürünlerin yerine ulaşmaları, paralarının transferleri zaman alıyor. Haziran ayından bu yana çalışıyoruz ama maalesef hâlen daha durgunluk devam ediyor, çünkü yeteri kadar yabancı müşteri gelmiyor. Kullandığımız materyallerin birçoğunu İtalya’dan, Uzakdoğu’dan ithal ediyoruz. Bu arada bizler de oralara gidemiyoruz. Sonuç olarak üretimimizi düşürdük, daha çok siparişe dönük çalışmaya başladık.

HASAN ŞANVERDİ / Seranat Fashion

“Satışlarımız %95 Düştü”

Büyük beden abiye konusunda faaliyet gösteriyoruz. Bizim ağırlıklı olarak Ortadoğu ülkeleri olmak üzere Rusya, Kazakistan, Ukrayna gibi her ülkeden müşterimiz vardı. Salgınla birlikte satışlarımız yüzde 95 gibi büyük bir oranda etkilendi. Whatsapp üzerinden mevcut müşteriler ile iletişim kuruyoruz. Yaz başında ufak bir hareketlenme olmuştu, ağustos ayı ile birlikte o da düştü. Eskiden Osmanbey’de boş mağaza bulmak zordu. Şu an özellikle üst katlarda boşalan mağaza sayısı çok fazla. Bu durumumuzu fazlasıyla özetliyor.

MELİH SARPKAYA / Tual Tekstil

“Hazır Giyimci, Kışa Hevesli Değil”

30 yılı aşkın ben kumaşçılık işindeyim. Tual tekstil Ankara doğumlu bir şirkettir, on sene önce Osmanbey’e geldik. Piyasa bizi yakından tanır. Günlük ve koleksiyon tarzı mal yapan firmayız. Bizde her sezon minimum 70 tane yeni ürün olur; koleksiyonlarımızda ceket, kaban, bluz, elbise için geniş yelpazede ithal ve yerli kumaş çeşidi bulundururuz.  Müşteri grubumuz A ve B grubu ulusal markalar ve Osmanbey’in önde gelen hazır giyim firmaları. Biz de herkes gibi mart ayından haziran ayına kadar kapalı kaldık. Hazirandan sonra çalışmaya başladık fakat çoğu hazır giyim firması kışa çok hevesli değiller. Çoğunun AVM’lerde mağazaları var ve AVM’lerin maliyeti çok yüksek. Önümüzdeki dönem ne olacağını bilmedikleri için eskisi gibi heyecanla koleksiyon hazırlamıyorlar. Bizim ticari hacmimiz yüzde 78 azaldı. Çok zor ve kötü günler geçiriyoruz. Benim beklentim aşı bulunana kadar bu iş böyle devam edecek. Biz de internet satışı çok geçerli değil, çünkü müşteri kumaşı görüp, dokunmak ister. Farklı kanalları, farklı satış enstrümanları veya farklı pazar bulmak araştırmak bağlantı kurmak da zaman isteyen bir süreç.

İSMAİL ÇETİNER / Famelin Mağaza Müdürü

“İç Piyasaya Satış Yaptık”

2019 ile 2020 arasında bir kıyas yaparsak; pandemiye rağmen bizim rakamlarımızda yüzde 15-20 oranlarında bir küçülme var. Muhafazakâr giyimde iyi çeşit yapan ve işimizi ciddiyetle takip eden bir firmayız. İç pazara da çalışıyoruz. İlk dönemlerde Anadolu pandemiyi çok yaşamadı. O dönem Anadolu bizde çok hızlıydı. Seyahat sıkıntıları vardı ama onu da biz mevcut müşterilerimizle Whatsapp, telefon üzerinden siparişleri alıp gönderdik. Ayrıca çalıştığımız instagram mağazaları da var. Onların ciroları arttı ama cadde mağazalarının ciroları düştü.

ORHAN ATAŞ / Pırıltı Çocuk Giyim Çalışanı

“Yeniden üretime başlıyoruz”

Bizde Avrupa ve Ortadoğu ülkelerine özel günler için çocuk elbiseleri üretiyoruz. Pazarımız yurtdışı olduğu için pandemi sürecinden olumsuz etkilendik. Altı aydır satışlarımız neredeyse tamamen durdu. Satış olmayınca, imalatı da durdurduk. Farklı pazarlama alternatifleri düşünmedik. Instagramda sayfamız var ama oradan da pek dönüş alamıyoruz. Şu an için şartlarda değişen bir şey yok ama Pırıltı Çocuk olarak yeniden üretime başlamayı planlıyoruz.